Balıkesir Halk Sağlığı Müdürlüğü Resmi Web Sitesine    HOŞGELDİNİZ...

Makale Detay Sayfası

Kategori içindeki bir makalenin detayını okumaktasınız. Açıklayıcı bir ortak bilgi yazılabilir...

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR...

01
Eylül
2014
DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR...

Et veya kemik suyu, besleyici midir?

 

     Et, proteinden zengin beysleyici değeri yüksek bir besindir. Kemikler kalsiyumdan zengindir. Ancak ette bulunan besin öğelerinin büyük bir kısmı pişme suyuna geçmediği gibi kalsiyum da suya geçmez. Bu nedenle et veya kemik suyunun besleyici değeri yoktur. Yemeklere lezzet katmak amacı ile kullanılabilir.

 

Egzersiz yapıyorum; ama hala kilo veremiyorum, neden?

 

     Vücut ağırlığı, aerobik egzersiz programının başlangıcı süresince değişmeyebilir, fakat vücut yağ-kas-su oranı değişebilir. Egzersizin kas dokusu, kan hacmi ve kasların enerji depolarını artırarak kilo artışı sağladığı bilinmektedir. Egzersizle yağ dokusu azalmakta, fakat vücudun diğer bölümlerindeki artış, kilo kaybını engellemektedir. Egzersiz programı devam ettikçe kilo kaybı başlar. Egzersizin ilk başlarında az veya hiç kilo verilmemiş gibi görünse de vücut kompozisyonundaki bu değişiklik arzu edilen bir durumdur. Çünkü vücut yağı kayba uğramıştır. Egzersize uyum sonucu oluşan bu değişiklikler 1 ay süre alabilmektedir. Daha sonra egzersizin gerektirdiği enerji kaybına bağlı vücut ağırlığı azalmaya başlamaktadır.

 

Yumurta kolesterolü yükseltir mi?

 

     Yumurta yağının üçte biri doymuş, %10 kadarı çoklu doymamış, kalanı tekli doymamış yağ asitlerinden oluşur. Yumurta sarısı yüksek kolesterol içermesine karşın doymamış yağları içerdiğinden kolesterol yükseltici etkisi kırmızı etten düşüktür. Bu nedenle kolesterolü yüksek olan kişilerde tüketimi sınırlandırılmasına rağmen normal kişilerde özelliklede çocuklarda sık tüketilmesi gereken, besleyici değeri oldukça yüksek bir besindir.

 

Bir kilo almaya başladınız mı zayıflayamazsınız.

 

     İstediğiniz kadar hızlı olmasa da size uygun bir beslenme programı ile yavaş yavaş zayıflayabilirsiniz. Kilo alma sürecinin aylara, hatta bir yıl gibi geniş bir zamana dağıldığını kabul ettiğimiz gibi, zayıflama sürecinin de bir-iki hafta gibi kısa sürede ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesini beklemek doğru değildir. Hızlı kilo vermek hem sağlıksız, hem de çok zordur. Hızlı verilen kilo maalesef hızla geri alınmaktadır. Hızlı kilo kaybı; vücuttaki fazla yağ dokusundan değil, kas dokusundan gerçekleşir. Kilo verebileceğinize inanmak bu işi başarmanız için en önemli adımdır. Çeşitli diyet ve zayıflama vaatleriyle kesinlikle oradan oraya sürüklenmeyin. Bir onu, bir bunu denemeye kalkmayın. Tutarlı olun. Bir beslenme uzmanından yardım alarak sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin ve günlük olarak egzersiz yapın.

 

Açken spor yapmak daha fazla kalori yakılmasını sağlar.

 

     Spor yaparken aç olmak harcadığınız kaloriyi kesinlikle etkilemez. Aksine; açken spor yapmak daha çabuk yorulmanıza neden olarak harcayacağınız kalori miktarını kısıtlar. Yemekten 1-2 saat sonra spor yapmak sağlığınız için idealdir. Vaktiniz yoksa spordan hemen önce küçük bir ara öğün de alabilirsiniz. Örneğin sabah spor yapacaksanız, spordan hemen önce bir bardak süt içmeniz faydalı olacaktır.

 

Vücudun belli bölgesini hedef alan egzersizler, vücudun o bölgesindeki yağların yakılmasını sağlar.

 

     Vücuttaki yağları bölgesel olarak yakmak mümkün değildir. Örneğin; sadece karın kaslarını çalıştıran bir aletle karın bölgesindeki yağlar yakamazsınız. Vücudun bütün bölgelerini yeteri kadar aktif tutacak, yaşınıza, bedeninize ve metabolizmanıza uygun olan bir egzersiz programını uygulamanız, iyi görünmenizi ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlar.

 

Zayıflamak için protein tüketimini arttırıp, karbonhidrat ve yağ tüketimini azaltmak gerekir.

 

     Yüksek proteinli diyetler sağlıklı değildir. Bu tür diyetler kilo kaybı sağlar, çünkü besin seçimi ve dolayısıyla besinlerden sağlanan enerji oldukça sınırlandırılmıştır. Karbonhidrat, protein ve yağ vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin öğeleridir. Sağlıklı bir bireyin bu ihtiyacı karşılamak için, günlük aldığı toplam enerjinin %50-60'ını karbonhidratlardan, %15'ini proteinlerden ve %30'unu yağlardan sağlaması gerekir. Kilo kaybı sağlamak için bu besin öğelerinden birini az veya fazla almak gerekmez. Protein içeren hayvansal kaynaklı besinler aynı zamanda doymuş yağ ve kolesterol açısından zengindirler. Bu nedenle, fazla miktarda hayvansal protein tüketimi kalp-damar sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Gerekenden az miktarda karbonhidrat alımı ise vücutta istenmeyen zararlı maddelerin(keton cisimler) oluşumuna neden olur. Keton cisimler vücutta fazla miktarda ürik asit oluşturur. Ürik asit fazlalığı ise gut hastalığı, böbrek taşları gibi hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar. Uzun süre yüksek proteinli diyet uygulayan bireylerde karaciğer ve böbrek harabiyeti görülebilir.

 

Az yersem ve öğün atlarsam kilo verebilirim.

 

     Öğün atladığınızda kan şekeri dengesini bundan olumsuz etkileyebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir. Ayrıca çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir. Vücudu bir makine gibi düşünürsek sürekli çalışır durumda tutmak için uygun miktarlarda, sık sık besin alımını sağlamak gerekir.

MAKALEYE YORUM YAZ

İsminiz
E-posta adresiniz
Yorumunuz
Doğrulama kodu ?

MAKALE-YORUMLAR

İsminiz
Yorumunuz


Doğrulama kodu

?